Sayfalar

cevat babuna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cevat babuna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2017 Perşembe

Sözde hocaların hocası, özde ise gizli Yahudi bir Sabetaycı: Sabahattin Zaim | Kraliçe'den Dizbağı nişanı alan Abdullah Gül'ün hocasının gerçek kimliği | Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, mehmet fahri sertkaya, sabahattin zaim, cevat babuna, sabetayistler, siyonistler, recep tayyip erdoğan, gerçek yüzü, içimizdeki israil, gizli yahudiler, abdullah gül, masonlar, numan kurtulmuş, BOP projesi, recep tayyip erdoğan, islamcılık, dizbağı nişanı

SÖZDE HOCALARIN HOCASI, özde gizli Yahudi bir Sabetaycı...

Sabetaycılık, Cevat Babuna ve Sabahattin Zaim


İngiltere kraliçesinden Dizbağı Nişanı alan ve Erdoğan'ı uluslararası Siyonist örgütlerin siyasi planlarının tam içine düşüren, BOP eşbaşkanı yapılmasına zemin hazırlayan, gizli Ermeni ve Hristiyan olduğu iddia edilen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ve yine Sabetaycı olduğu iddia edilen, daha düne kadar Erdoğan'a Firavun derken, bu gün sağ kollarından biri olmak onursuzluğunu sergileyen Numan Kurtulmuş'un akademik eğitiminde ve siyasi bağlantılarında Sebahattin Zaim'in büyük etkisi vardır.

Sabahattin Zaim; Siyasal İslamcı Necmettin Erbakan, Yahudi kökenli olduğu iddia edilen ve karısı Semra (Yeğinmen) Özal da Sabetaycı gizli Yahudi olan Turgut Özal, Korkut Özal, ayrıca Ermeni kökenli olduğu iddia edilen Recai Kutan ile sıkı fıkıydı. Erbakan’ın yaptığı "Gümüş Motor" adlı ilk özel teşebbüsün ortakları arasında Sabahattin Zaim de vardı.

Sabetaycı Sabahattin Zaim ayrıca 1991-1994 yılları arasında, Amerika merkezli misyoner Moon tarikatı, mason teşkilatı, içimizdeki İsrail, Zaman Gazetesi'ni tesis ederken de üst kurul üyeliği ve başkanlığı yaptı. Aynı güç odaklarının kurduğu Samanyolu Televizyonu'nun kuruluşunda yönetim kurulunda bulundu. Zaten Sabetaycı Cevat Babuna da evinde geceleri gizli gizli Yahudi ibadetleri yaparken, bir yandan da İslami televizyon kanalı olarak bilinen TGRT'ye çıkıp sözde İslami programlar yapıyor ve bilimsel gelişmeleri İslami mesnetler ile yorumluyordu. Sonraki dönemde TGRT'nin tamamen Siyonistlerin eline düşmesinde ülkemizdeki Sabetaycılar büyük rol oynadılar. Bilindiği gibi Nurculuk akımını da tamamen #İçimizdekiİsrail ile uluslar arası misyoner, Masonik ve Siyonist teşkilatlar ittifak ederek kurdular. Ülkemizde FETÖ'nün ilk eğitim kurumu, İzmir'deki özel Yamanlar eğitim kurumudur ve bu okul da yine gizli Yahudiler olan Sezen Aksu'nun babası tarafından kurulmuştur. Değil FETÖ, Nurculuk akımının kendisi bile tamamen bu teşkilatların pusudur.

Süleyman Yeşilyurt, "Yahudi Dönmeleri ve Mum Söndü Ayini" adlı kitabında Sabahattin Zaim için şunları yazıyor:

"1924 yılında Köprülü'de dünyaya gelen Prof. Cevat Babuna'nın baba tarafı Selanik ve Üsküp dönmeleri(Sabetayistleri)ndendir. Annesi Nazire Hanım ise Selanikli Sabetayist bir ailenin kızıdır. O yıllarda köprülü yani Üsküp, Selanik'ten sonra Yahudi dönmelerin en büyük merkezleri konumundaydı. Babuna'nın teyzeoğlu ünlü Prof. Sabahattin Zaim de Selanik doğumludur.

Zaim'in annesi Saime Hanım da Selanik dönmesidir. Zaim'in eşi Ulya (Cıngıllıoğlu) da Sabetayist bir ailenin mensubudur. Ailedeki diğer ünlü isim ise Leyla Neyzi'dir..."

Bu ülkede İslamcılık ile Müslümanlığın aynı şey olmadığını, İslamcı akımın içinde gizlenmiş İsrail'i, Masonluğu, misyoner teşkilatlarını, Nurculuğun gerçek ve misyonerlik yüzünü, Said-i Nursi denilen gizli Ermeni ve misyoner haini ve çok daha fazlasını, yedi senedir olduğu gibi, ispatları ile anlatmaya, deşifre etmeye devam edeceğiz.


DİKKAT! Bu yayınımızı, Facebook, Instagram, WhatsApp ve benzeri Amerikan/Siyonist menşeli ortamlarda paylaşırsanız, arkadaş listenize ya da takipçilerinize gerçekten gösterildiğinden ve taktik surette sansürlenmediğinizden emin olunuz. 

Detaylı bilgi için bkz: www.icimizdekiisrail.com

Akademi Dergisi ''İçimizdeki İsrail''i deşifre etmeye devam ediyor | Kripto Yahudiler, Masonlar, TGRT, İslamcılığın içinde dönen gizli Yahudi dolapları | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, cevat babuna, CIA, gerçek yüzü, mehmet fahri sertkaya, MOSSAD, oktar babuna, recep tayyip erdoğan, sabetay sevi, siyonizm, TGRT, enver ören, masonlar, mossad

Oğlu da itiraf etti: TGRT'de sözde İslami programlar yapan Cevat, Sabetayistti. 

- Masonlar tarafından kollandı


- Gündüzleri TGRT'de İslamı kendince anlatır, geceleri evde gizlice Yahudi duaları okurdu.



Kendisi de sonradan Masonlarla sıkı fıkı olan Oktar Babuna, babası Cevat Babuna'yı anlatıyor: 



SABETAY SEVİ KİMDİR, SABETAYCILAR KİMLERDİR?


Ailemin ve diğer Yahudi dönmelerinin Peygamber kabul ettikleri Sabetay Sevi 1600′lerde İzmir’de yaşamış bir hahamdır. Yahudilerin mistik kitabı Kabala’yı kendisine göre yorumlayıp sinagoglarda vaazlar vererek çevresine kalabalık bir Yahudi cemaati toplamıştır. Bu cemaatin sayısı artıp önemli bir güç olunca yabancı devletler tarafından manipüle edilmeye başlamış, zamanla devleti bölmeye yönelik kanunsuz hareketlerin odağı haline gelmiştir. 

Bu yasadışı faaliyetleri nedeniyle Osmanlı Devleti’nin takibatına maruz kalınca Sabetay Sevi stratejisini tamamen değiştirmiştir. Müslüman olduğunu iddia etmiş, Müslüman ismi almış, Müslümanlar gibi giyinmiş ve Müslümanlar gibi davranmıştır. Onun cemaatindeki herkes de onun gibi isimlerini değiştirerek görünüşte Müslüman bir yaşam sürmeye başlamışlardır. Ama sıkı sıkıya bağlı oldukları Yahudi inancını ve geleneklerini hiç terk etmemişlerdir.

AİLEMDEKİ SABETAYCILAR

Benim ailem de Sabetay Sevi’nin izinde Yahudi inancını yaşayan ailelerden biridir. Annem ve babamın her ikisi de üç büyük dönme cemaatinden biri olan “Karakaşiler” kolundan gelmektedirler.

Annem Semin (Ataman) Babuna’nın ailesi olan Atamanlar, Karakaşiler’in en popüler ailelerinden biridir. Selahattin Galip’in “Dönmeler ve Dönmelik” isimli eserinin 372. sayfasında Ataman ailesinin dönme olduğu açıkça zikredilmektedir.

Baba tarafım ise Selanik ve Köprülü (Üsküp) dönmelerindendir. Babam Cevat Babuna’nın annesi Nazire Hanım Selanik dönmesidir.

BABAM SABETAYCI CEVAT BABUNA

Sabetaycılar için gerçek dinlerini gizlemek en önemli ibadettir. Sevi’nin protokollerinin 16. maddesi “Müslüman Türklerin adetlerine onların gözlerini örtmek için riayet edilsin, Ramazan orucu ve kurban için sıkıntı gösterilmesin, zahiri olan her ibadet uygulansın” der. Bu amaçla Sabetaycılar Mevlevi, Bektaşi, Melami tarikatlarına gerçek kimliklerini saklayarak girmişler, mutasavvıf Müslüman görünümüyle kendilerini başarıyla gizlemişlerdir.

Bugün de birçok Yahudi dönmesi göstermelik olarak namaz kılıyor, oruç tutuyor, zekat veriyor, hatta hacı oluyor. Bunların yanında namaz-oruç gibi İslami ibadetleri (göstermelik olarak dahi olsa) uygulamayanlar da vardır ki benim ailem de bunlardan biridir.

Babam kendisini namaz kılarak değil de muhafazakar TV kanallarına çıkıp dindar bir Müslüman gibi konuşarak kamufle etmektedir. Kendisinin Müslüman profesör zannedilmesi hoşuna gidince bu rolünü pekiştirmek amacıyla “Bilimden İmana” isimli bir kitap yayınlamıştır. Tabii birçok yerini Sayın Adnan Oktar’ın kitaplarından kelimesi kelimesine kopyalayarak. Babamın kitabındaki intihallerin bir dökümüne buradan ulaşabilirsiniz.

Babamın gerçek yüzü ise evde ortaya çıkar. Babam, her gece yatmadan önce Tevrat’ın Mezmurlar bölümünü mum ışığında ayakta sağa sola sallanarak İbranice olarak gözyaşları içinde okur. Günde 3 vakit Tefila’yı (dönmelerin ibadeti), haftasonları Sidur Duası’nı hiç aksatmaz. Annem de en az babam kadar Tevrat bilir, her ikisi de birçok bölümünü ezbere okurlar. Meyve Bayramını, Ağaç Bayramını ve Kuzu Bayramını düzenli kutlarlar. Babam bu bayramlara beni ve kardeşlerimi götürmez “bunları ileride öğreneceksiniz” derdi.

Bunlardan her yıl 22 Martta kutlanan ve sadece evli olanların katıldığı Kuzu Bayramı’nda akıl durdurucu rezillikler yaşanırdı. Şu kadarını söyleyeyim ki 22 Mart Kuzu Bayramı gecelerindeki Cevat Babuna, TGRT ekranlarından büyük müçtehit edasıyla ahkam belirleyen Cevat Babuna’dan çok farklıdır. Babamın gerçek halini gösteren bir fotoğrafına buradan ulaşabilirsiniz. Annemin de babamın da normal yaşantıları bu fotoğraftakinden 1000 kat daha dejeneredir.

Benim ailemin sebataycı kökenlerinin, kan kampanyasının büyümesinde ve sonra aniden durmasında büyük etkisi olmuştur. Başta “Oktar Babuna Sabetayist aileden geliyormuş” diye kampanyaya destek veren dönmeler, benim göstermelik değil samimi Müslüman olduğumu öğrendiklerinde kampanyayı durdurmuşlar, beni de ölüme terk etmişlerdir.

Babam, Chicago’da ilk işe başladığında işten atılmıştı. İngilizcesi yetersizdi. Fakat sonra Chicago’da mason olmuş ve ardından gazetelerde “Uçan Türk” diye haber olmuştur. Sonra kendisine tüm yollar açılmıştır.

Babam Chicago mason locasında, locaya kayıtlı bir masondur. Beyaz mason eldivenlerini hatıra olarak getirmiştir ve bunları kütüphanesinde.

SABETAYCI BASIN ÇILDIRDI

Sabetaycılar konusundaki gerçeklerin gündeme getirilmesi Sabetaycı basını paniğe sürükledi. Bu nedenle Sabetaycı şeyhlerinden biri ayağa kalktı ve bu yönlendirmeyle tüm basın çıldırmış bir şekilde hareket ediyor. “Nasıl olur da bir çocuk Sabetaycı babasını, ailesini ele verir, Sabetaycıların karanlık gizli yönlerini halka açıklar” diye panik haldeler. Diğer Sabetaycı aileler de deşifre olma korkusu ile büyük bir dehşet yaşıyorlar ve bu nedenle ölüm tehditlerinde bulunuyorlar. Sabetaycılar klasik “medyada tekel ve kartel kurma” yöntemlerinden yararlanarak, dindar Müslümanlara düşmanlık ediyorlar.

**** 
Oktar Babuna'nın itiraflarını okudunuz. Bilmelisiniz ki, sonraki dönemde TGRT'nin tamamen Siyonistlerin eline düşmesinde ülkemizdeki Sabetaycılar büyük rol oynadılar. 

Bilindiği gibi Nurculuk akımını da tamamen #İçimizdekiİsrail ile uluslar arası misyoner, Masonik ve Siyonist teşkilatlar ittifak ederek kurdular. Ülkemizde FETÖ'nün ilk eğitim kurumu, İzmir'deki özel Yamanlar eğitim kurumudur ve bu okul da yine gizli Yahudiler olan Sezen Aksu'nun babası tarafından kurulmuştur. Değil FETÖ, Nurculuk akımının kendisi bile tamamen bu teşkilatların pususudur.

DİKKAT! Bu yayınımızı, Facebook, Instagram, WhatsApp ve benzeri Amerikan/Siyonist menşeli ortamlarda paylaşırsanız, arkadaş listenize ya da takipçilerinize gerçekten gösterildiğinden ve taktik surette sansürlenmediğinizden emin olunuz. 



Siz ne diyorsunuz, mümkün mü?

Yedi yıl kanser tedavisi gördüğünü ve bu süreçte 14 kere kemoterapi gibi çok ağır olan, yan etkileri de çok olan bir tedavi de gördüğünü iddia eden Oktar Babuna, "Yaklaşık yedi yılda toplamda 100 bin ilaç yuttum. Bu kanser türünden tedavi olabilen ve hayatta kalabilen tek kişiyim. Defalarca ilik nakli yapıldı." demiş kameraların karşısında...


Bir hesap ettim, yaklaşık yedi yıl değil, tam yedi yıldan bile hesap etsek ve istisnasız her gün ilaç yutmuş olsa bile, toplamda 100 bin ilaç yutmuş olması için, günde 39 ilaç/hap yutması gerekiyor. Sizce bu tıbben mümkün mü?

Üstelik bu ilaçlar kanseri tedavi etmeye yönelik olan güçlü ilaçlar. Bir insan günde 39 aspirin yutsa bile komaya girmez mi? Üstelik her gün 39 ilaç yutmaya da devam edecek, yanı sıra kemoterapi gibi ağır işlemlerden defalarca geçirilecek, yetmeyip sık sık bıçak altına yatacak...

Aramızda hekim var mı? Ben hekim olmadığım için bir kanaat belirtemiyorum ama bu sözler bana bir tuhaf geldi. Aramızda hekim varsa, bu meselede bizi yorumları ile aydınlatabilir mi?

Bu güne değin en çok tıklanılanlar